Karanlık sularda mineralce zengin yeni yapılar üreten bir müzik işçisi

Geçen sene yazın ilk kez müziğini dinlediğim İsviçreli piyanist ve müzik prodüktörü Nik Bärtsch’in müziği bana çok farklı janrlardan başka başka müzisyenleri hatırlattı. Özellikle ambient ve caz müzik seven biri olarak Bärtsch’in orkestrasyonu bana çok güçlü ve incelikli gelmişti. Şimdi, yakın zamanda çıkardığı Entendre (ECM, 2021) albümünün basın notlarına denk geldim ve sanatçının daha eski bir albümüne dönmek ihtiyacı duydum. Bu tadımlık yazıda Bärtsch’in 2006’da yayımladığı Stoa adlı albümle ilgili izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. 

Bärtsch, 2000’lerin başından beri albümler üretiyor. 2006 yılından önceki albümlerini kendi plak şirketi RONIN’den çıkarmış olan sanatçının, 2006’da yayınlanın Stoa albümü ECM ile yaptığı ilk anlaşmanın ürünü. Aklıma ilk gelen şey, Brian Eno geleneğinden izler taşıyan bir müzikle karşı karşıya olduğumdu. Sonradan Andrew Bird’ün Echolocations serisindeki gibi bir sakin havayla karşılaştım ve zihnim, neoklasik olarak adlandırılan türde müzik yapan birçok besteciyi ziyaret etti. Minimal piyano partisyonları ve yüksek tuşeli bas tokmaklarıyla Steve Reich’ın piyanosu da kulağımda çınlayanlardandı. 

Minimal piyano tekrarları ve çok enstrümanlı düzenlemelerle ilerleyen bir akışın içinde yüzerken vurmalıların da parçalara katılmasıyla bilinmedik, belki egzotik denilebilecek bir tınının farkına varılıyor. Pirinç üflemelilerin ve incelikle çalınmış senkoplu davulların akışa dahil olmasıyla groovy bir hava ortaya çıkıyor. Aklıma bu noktada, Norveçli kontrbas sanatçısı Arild Andersen’in kalabalık grubuyla yayınladığı Elektra (2005) albümü geliyor. Bir yandan da ünlü ambient müzik bestecisi Jeff Greinke’nin de birçok parçası aklımda çınlıyor. Karanlık ama oldukça hareketli ve incelikli bir tını. Sanatçı her bir parçasını MODUL olarak adlandırıyor ve numaralandırıyor. Bärtsch’in ürettiği sesler birleştirilebiliyor., ayrıştırılabiliyor. Örneğin söz konusu albümde MODUL 38_17, sanatçının yeni bir modülü daha önceden yayınlamış olduğu bir başka modülle birleştirip tekrardan mikslemesi sonucu ortaya çıkmış bir parça. 

Son cümle olarak, Nik Bärtsch’in sonsuzca akan suların aşındırdığı kayaçları toplayıp zengin mineralli yepyeni yapılar ortaya koyan bir müzik işçisi olduğunu söylemek bence çok da abartı olmaz.


Birlikte iyi gider:

  1. Arild Andersen Group, Elektra (2005, ECM)
  2. Tom Rogerson, Biran Eno, Finding Shore (2017, Dead Oceans)
  3. David Lang, Lang: Death Speaks (2013, Cantaloupe Music)

Posted by:Oralarda Havalar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s